Silmek İstediğinize Eminmisiniz ?

Eminseniz Lütfen Evet'e Basın.




Boyun Fıtığında İleri Girişimsel Teknolojiler: Epidural Steroid Enjeksiyonları ve Nükleoplasti

Boyun Fıtığında İleri Girişimsel Teknolojiler: Epidural Steroid Enjeksiyonları ve Nükleoplasti

Boyun Fıtığında İleri Girişimsel Teknolojiler: Epidural Steroid Enjeksiyonları ve Nükleoplasti

Yaz aylarında kontrolsüz klima kullanımı, ani sıcaklık değişimleri ve artan fiziksel aktiviteler, boyun bölgesindeki omurga yapıları üzerinde mekanik bir stres oluşturur. Bu durum, halk arasında boyun fıtığı olarak bilinen servikal disk hernisi tablolarının tetiklenmesine veya mevcut ağrıların şiddetlenmesine yol açabilir. Boyun fıtığına bağlı gelişen ve kollara yayılan şiddetli ağrıların tedavisinde, konservatif yöntemlerin yetersiz kaldığı durumlarda girişimsel Algoloji teknikleri devreye girer. Prof. Dr. Serdar Erdine’nin öncülük ettiği klinik vizyon doğrultusunda İstanbul Ağrı Merkezi, bu alanda geliştirdiği modern yaklaşımlarla hastaların yaşam kalitesini hızla artırmayı hedeflemektedir.

Boyun Fıtığının Mekanizması ve Anatomik Temelleri

Servikal omurga, başın ağırlığını taşırken aynı zamanda geniş bir hareket kabiliyeti sunan hassas bir yapıdır. Omur kemikleri arasında yer alan diskler, dikey yükleri emen amortisör görevi görür. Diskin merkezindeki jelatinöz yapı (nükleus pulpozus) ve onu çevreleyen lifli halka (anulus fibrozus), mekanik dengenin korunmasını sağlar. Ancak yaşlanma, travma veya ani spazmlar nedeniyle bu lifli halkada yırtılmalar meydana geldiğinde, merkezdeki doku dışarıya doğru taşar.

Bu taşma veya fıtıklaşma süreci iki ana mekanizmayla ağrıya yol açar. İlki, dışarı sızan disk materyalinin omurilikten çıkan sinir köklerine doğrudan mekanik baskı uygulamasıdır. İkincisi ise fıtıklaşan dokunun bölgede başlattığı kimyasal reaksiyonlar ve inflamasyondur (iltihabi süreç). Bu durum, kollara ve ellere kadar yayılan, yanma, uyuşma ve güç kaybı ile karakterize olan radikülopati ağrılarına neden olur.

Klinik Tanı Süreçleri ve Değerlendirme Protokolü

İstanbul Ağrı Merkezi'nde boyun fıtığı şikayetiyle başvuran hastalar için multidisipliner bir tanı protokolü takip edilir:

  • Ayrıntılı Fizik ve Nörolojik Muayene: Hastanın kas gücü, refleksleri ve duyu kayıpları titizlikle incelenir. Belirli provokatif testlerle ağrının hangi sinir kökünden kaynaklandığı haritalandırılır.
  • Servikal Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR): Disk herniasyonunun derecesini, yönünü ve sinir kökü üzerindeki baskının boyutunu net bir şekilde ortaya koyan en değerli görüntüleme yöntemidir.
  • Elektromiyografi (EMG): Sinirlerdeki fonksiyon kaybının derecesini ve hangi sinir kökünün ne düzeyde etkilendiğini elektriksel aktivite ölçümleriyle belirlemek amacıyla kullanılır.

İleri Düzey Girişimsel Tedavi Yöntemleri

Tanı süreçlerinin ardından, hastanın durumuna uygun olarak hedefe yönelik girişimsel ağrı tedavisi nedir sorusuna yanıt niteliğindeki modern yöntemler planlanır. Bu kapsamda öne çıkan iki ileri düzey uygulama şunlardır:

1. Servikal Epidural Steroid Enjeksiyonu

Bu yöntem, doğrudan ağrıya neden olan inflamasyon odağını hedef alır. Omuriliği çevreleyen en dış zar ile kemik kanal arasındaki epidural mesafeye girilerek, sinir kökündeki ödemi ve iltihabı azaltacak güçlü anti-inflamatosar ajanlar enjekte edilir. İşlem, tam donanımlı ameliyathane koşullarında, floroskopi adı verilen canlı röntgen görüntüleme cihazı kılavuzluğunda gerçekleştirilir. Görüntüleme sayesinde iğnenin tam olarak sorunlu disk seviyesine ulaştığı doğrulanır. Bu lokalize uygulama, sistemik ilaç kullanımının yan etkilerinden kaçınarak doğrudan hedefe yönelik yüksek başarı sağlar.

2. Nükleoplasti (Plazma Dekompresyonu)

Nükleoplasti, diskin içindeki hacmi ve dolayısıyla sinir köküne olan baskıyı azaltmayı amaçlayan minimal invaziv bir yöntemdir. Lokan anestezi altında ve yine floroskopi kontrolünde, fıtıklaşmış diskin merkezine özel bir kanül ile girilir. Bu kanül içerisinden geçirilen radyofrekans enerjisi (radyofrekans dekompresyon teknolojisi) kullanılarak disk içindeki kollajen yapının bir kısmı buharlaştırılır ve büzüştürülür. Diskin iç hacminde yaratılan bu milimetrik azalma, fıtığın geri çekilmesini sağlayarak sinir kökü üzerindeki mekanik basıyı ortadan kaldırır. İşlem cerrahi bir kesi gerektirmediği için doku hasarı minimum düzeydedir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

  • 1. Epidural enjeksiyon ve nükleoplasti işlemleri ne kadar sürer? Her iki işlem de genellikle lokal anestezi altında yapılır ve uygulama süresi 20 ila 40 dakika arasında değişmektedir.
  • 2. İşlem sonrasında hastanede yatış gerekir mi? Hayır, bu yöntemler günübirlik uygulamalardır. İşlemin ardından hastalar birkaç saat klinikte müşahede altında tutulduktan sonra aynı gün evlerine dönebilirler.
  • 3. Nükleoplasti yöntemi her boyun fıtığı hastasına uygulanabilir mi? Nükleoplasti, diskin dış çeperinin (anulus fibrozus) tamamen yırtılmadığı, yani parça kopmamış fıtıklarda (bütünlüğü korunmuş disklerde) yüksek başarı gösterir. İleri derece patlamış fıtıklarda uygun olmayabilir.
  • 4. Girişimsel işlemlerin ardından normal hayata ne zaman dönülür? Hastalar genellikle işlemden sonraki 1-2 gün içinde günlük hafif aktivitelerine ve masa başı işlerine geri dönebilirler.
  • 5. Bu tedavilerin ameliyata göre avantajları nelerdir? Genel anestezi gerektirmemesi, cerrahi yara izi bırakmaması, kas ve kemik dokusuna zarar vermemesi ve iyileşme süresinin çok kısa olması en büyük avantajlarındandır.

İlgili Yazılar

 

Editör: Murat Çelebi