Diz Kireçlenmesinde Cerrahiye Son Şans
Diz Kireçlenmesinde Cerrahiye Son Şans: Girişimsel Geniküler Nörotomi ve Rejeneratif Devrim
Kronik diz ağrısı, modern tıbbın en zorlu mücadele alanlarından biridir. Özellikle osteoartrit (kireçlenme) hastalarında ağrı, sadece bir semptom değil, hastanın hareket kabiliyetini kısıtlayan ve sosyal izolasyona yol açan bir engeldir. Prof. Dr. Serdar Erdine’nin öncülük ettiği Algoloji (Ağrı Bilimi) disiplini, diz ağrısını sadece dizin mekanik bir bozulması olarak değil, karmaşık bir nörofizyolojik süreç olarak ele alır. İstanbul Ağrı Merkezi'nde uygulanan modern yaklaşımlar, protez ameliyatı için erken olan veya cerrahi riski yüksek hastalara "ağrısız bir yaşam" vaat etmektedir.
Diz Ağrısının Nörofizyolojisi ve Anatomik Temelleri
Diz eklemi, vücudun en geniş sinovyal eklemidir. Ağrı iletimi, temel olarak Geniküler Sinirler (nervi geniculares) adı verilen bir ağ sistemi tarafından sağlanır. Bu ağ; superomedial, superolateral ve inferomedial geniküler sinirlerden oluşur. Dizde kıkırdak aşınması başladığında, eklem içindeki inflamatuar sitokinler (IL-1, TNF-alpha) nosiseptörleri hassaslaştırır. Bu durum, "merkezi sensitizasyon" adı verilen, beynin ağrıyı daha şiddetli algılamasına neden olan kronik bir sürece evrilir.
Tanı Süreçleri: Multidisipliner Bir Analiz
Etkin bir tedavi için doğru teşhis, başarının %90'ını oluşturur. İstanbul Ağrı Merkezi’nde uygulanan tanı protokolü şu aşamaları içerir:
- Fizik Muayene: Eklem açıklığı, stabilite testleri ve spesifik tetik nokta muayenesi.
- Görüntüleme (MR ve Röntgen): Kıkırdak kaybının derecesi ve kemik iliği ödeminin tespiti.
- Dinamik Ultrasonografi: Hareket esnasında dokuların birbirine göre konumunun ve inflamasyonun gerçek zamanlı izlenmesi.
- Tanısal Blokaj: Girişimsel işlem öncesi, ağrıyı ileten geniküler sinirlere düşük doz lokal anestezik verilerek hastanın ağrısının kesilip kesilmediği test edilir.
Diz Ağrısında Girişimsel Tedavi Basamakları
Girişimsel ağrı tedavisi, ilaç tedavisi ile cerrahi arasındaki o kritik boşluğu doldurur. Radyofrekans Termokoagulasyon bu alandaki altın standarttır.
1. Geniküler Radyofrekans (RF) Ablasyonu
Bu işlemde, gelişmiş floroskopi (C-kollu röntgen) veya ultrason eşliğinde, ince elektrotlar doğrudan ağrıyı ileten sinir uçlarına yerleştirilir. Elektrot ucunda oluşturulan kontrollü ısı enerjisi ile ağrı iletimi sağlayan proteinler denatüre edilir. Bu sayede eklemin motor fonksiyonlarına zarar vermeden sadece ağrı duyusu bloke edilir.
2. İntraartiküler Pulsed Radyofrekans
Eklemin içine uygulanan bu yöntem, doku yıkımı yapmadan elektromanyetik bir alan oluşturarak hücresel düzeyde iyileşmeyi tetikler ve ağrı eşiğini yükseltir.
3. Rejeneratif Enjeksiyonlar (PRP ve Proloterapi)
Hasarlı dokunun tamiri için hastanın kendi kanından elde edilen büyüme faktörleri (PRP), uzman ellerde tam olarak lezyon bölgesine enjekte edilir. Bu yöntem, bel ağrıları için uygulanan faset eklem enjeksiyonları gibi, vücudun kendi iyileşme mekanizmasını aktive eder.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
- Diz radyofrekansı işlemi ne kadar sürer? İşlem genellikle 30-45 dakika sürer ve hasta aynı gün taburcu edilir.
- İşlem sonrası ağrılar ne zaman geçer? İlk birkaç gün hafif bir hassasiyet olabilir, ancak asıl rahatlama 2-4 hafta içinde maksimum seviyeye ulaşır.
- Ameliyat olmam gerekiyorsa bu işlemler engel mi? Hayır, aksine ameliyat olamayan veya ameliyat sonrası ağrısı devam eden hastalar için en etkili alternatiftir.
- Bu tedavi kalıcı mıdır? Sinirlerin kendini yenileme özelliğine bağlı olarak etkisi 6 ay ile 2 yıl arasında sürer. Gerektiğinde tekrarlanabilir.
- Prof. Dr. Serdar Erdine'nin yaklaşımı neden farklıdır? Erdine, ağrıya bütüncül yaklaşır ve sadece ağrıyı kesmek yerine ağrının nöronal yolaklarını düzenleyen dünya standartlarında teknikler uygular.
İlgili Yazılar
- Girişimsel Ağrı Tedavisi: Temel Kavramlar
- Radyofrekans Termokoagulasyon Teknolojisi
- Boyun ve Eklem Ağrılarında Modern Çözümler




