Omurilik pompaları:
1980'li yılların başında morfin ve benzeri ilaçlarla ilgili olarak devrim niteliğinde gelişmeler meydana geldi. Bu gelişmelerin başında, vücudun endorfin, enkefalin adını verdiğimiz ve aynı morfin yapısında olan maddeleri salgıladığı ve bu şekilde ağrıyı durdurmaya çalıştığı saptandı. Yine aynı yıllarda geçmişteki kanıların aksine morfin ve benzeri ilaçların ağrılı hastalarda kullanıldığı taktirde korkulan bağımlılığın gelişmediği ortaya kondu.
Yine aynı yıllarda morfinin omuriliğe yakın bölgelere doğrudan verilmesi durumunda yerleştirilen bölgeye göre ağızdan verilmesi ya da kalçadan enjekte edilmesine göre 10 misli, yüz misli daha kuvvetli olduğu ve doz artırımına gitmeden uzun süreler verilebileceği ortaya kondu.
Bu buluş morfinin kullanımında çığır açtı. Ağızdan, etkili olmadığı taktirde omurilik kanalına yerleştirilen pompalar aracılığı ile verilmeye başlandı.
Genellikle kanserli hastalarda uygulanan bu yöntem son zamanlarda diğer ağrı kesicilere yanıt vermeyen kanser dışı ağrılarda da kullanılmaya başlandı.
Morfin pompası nasıl uygulanır?
Hastane koşullarında uygulanması gerekir. Önce sicim kalındığında bir kateter omurilik kanalına görüntüleme altında yerleştirilerek morfinin omurilik kanalına verildiğinde etkili olup olmayacağı bir kaç gün gözlenir. Bu dönemde doz ayarlaması yapılır. Hastada etkili olduğu saptandıktan sonra hastanın yaşam süresine göre değişik pompa tipleri kullanılır.
En basit pompa cilt altına yerleştirilen ve üzerinden pompaya yerleştirilen bir iğne ile kullanılan tipidir.
Daha uzun süre kullanılacak hastalarda hazneli ve dışarıdan programlanabilecek pompalar kullanılır. Bu pompalar bir gün içerisinde 1-2 ml sıvı morfini omurilik bölgesine pompalar. Ayda bir doldurulur.
Bu yöntem morfinin diğer veriliş yollarına göre çok daha etkilidir. Ancak bu hastalar da hastaneye ve hekime bağımlı kalırlar. Her ay pompanın doldurulması, zaman zaman meydana gelen tıkanıklıklar gibi dezavantajları bulunmaktadır.
. |