Bel ağrısı nedeniyle onlarca kez ameliyat olup yine de iyileşemeyen hastalara rastlanıyor. Artık ameliyat yerini operasyonsuz tedavi yöntemlerine bırakıyor.
Bel ağrıları, günlük hayatta aniden ortaya çıkabildiği gibi uzun bir sürecin ardından da kendini gösterebilir. Ani başlayan bel ağrıları, genelde ters bir hareket veya ağır bir yükün kaldırılması sonucu oluşur. Bu durumda bel etrafındaki kaslar bozulur. Ters hareket veya hastanın eklemlerinin gevşekliği durumunda ise ortaya 'faset sendromu' çıkar. Hemen hemen tüm bel rahatsızlıklarının ağrılarının benzer olduğunu belirten İstanbul Tıp Fakültesi Algoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Serdar Erdine, her ağrının ameliyat gerekçesi olamayacağını söylüyor.
Türkiye'de bel rahatsızlıklarında cerrahi operasyonlara çok fazla mı başvuruluyor?
Gerekmediği halde ameliyat edilen çok hasta var. Oysa onun öncesinde doğru tanı konulursa ameliyata gerek kalmayabilir. Belinden 18 kez ameliyat olup bize gelen hasta biliyorum. Türkiye'de hastalar ilk olarak beyin cerrahisine gidiyor.
Oysa özellikle bel fıtığında cerrahinin yeri yeni girişimsel teknikler nedeniyle yüzde 5'lere kadar düştü. Örneğin hastanın ağrıları faset eklemlerden kaynaklanıyorsa sinirleri yakarsınız, ağrısız bir dönem sağlanır. Ardından fizik tedavi ve rehabilitasyonla hastanın eklemleri yeniden eski haline gelir. Sadece kaslardan kaynaklanan ağrılar varsa o kaslara yönelik egzersizler yapılır. Her fıtıklaşma olarak gördüğünüz olay gerçek fıtık değildir. Fıtık üç aşamada olur. İlkinde sanki parmağınız yanınca ödem oluyormuş gibi olur. İkincisi protrüzyondur ve baloncuk yapar.
Kimler ameliyata aday?
Üçüncüsü yırtık yapar ve bu bel fıtığıdır. İlk iki aşamayı cerrahiye gerek kalmadan, o sinir kökü üzerine baskı yapan bölgeye doğrudan girişimsel yöntemlerle ulaşarak oraya enzim, kortizon vererek geriletebilirsiniz. Hepsi aynı ağrıyı yapar, ağrı farklı değildir. Ama ağrı tek başına ameliyat gerekçesi değildir. Hastada kuvvet, his ve refleks kaybı yoksa ameliyat adayı değildir.
Omurga kanalının daralması da sık gördüğümüz bir rahatsızlık. Daralma nasıl oluşur?
Spinal stenoz, omurların birleşmesiyle oluşan ve içinden omurilik ve sinirlerin geçtiği omurga kanalının (spinal kanal) daralmasıdır.
Bu daralma, yaşlanmayla birlikte oluşur. Çünkü yaşlanmaya bağlı kemiklerde bozulma başlar. Kemik dokusu ve diğer dokular yaşlanmayla büyüdükçe omurga kanalı da daralır. Kademeli olarak gerçekleşen bu daralma, omurilik ve sinirlerin ihtiyacı olan boşluğu yavaş yavaş azaltır. Sonuçta omurilik ve sinirler sıkışır; basıya bağlı belirtiler ortaya çıkar. Omurgada yaşlanmayla ilgili olarak görülen bu kanal daralması her insanda 'spinal stenoz' belirtileri ortaya çıkarmaz. Bazı kişilerde kanal boşluğunun daralması daha fazladır ve omurilikten çıkıp ayaklara doğru giden sinirler sıkışır. Bu durum bel ve bacak ağrısı, bacaklarda güçsüzlük şeklinde görülür. 'Spinal stenoz'un bir başka nedeni de kemik çıkıntılarının oluşumasıdır. Bu çıkıntılar da 'spinal kanal'ın daralmasına yol açar ve sinir köklerine baskı yaparak belde ve bacaklarda ciddi ağrı kaynağı olabilirler.
Spinal stenoz'un nedenleri nedir, kimlerde görülür?
En çok görülen neden yaşlanma ve dejenerasyondur. En fazla yaşlılarda görülür ve omurgadaki pek çok değişikliğin bir sonucu olarak ortaya çıkar. Omurları birbirinden ayıran disklerin su kaybetmesiyle omurlar arası boşluk azalır, bu da kemikler arasında daha fazla sürtünmeye yol açar. Suyunu kaybeden disklerin esneklikleri de azalır ve şok emme görevlerini yeterince yerine getiremezler. Disklerin omurga üzerine gelen şok kuvvetleri emmesindeki yetersizlik omurganın günlük aşınma ve yıpranmasının daha belirgin olmasına yol açar. Esnekliğini yitiren disklerde fıtık gelişme olasılığı da yükselmiştir. Birden çok diskte gelişen fıtık da 'spinal stenoz'un nedeni olabilir.
Hastalığın belirtileri neler?
Spinal stenoz'da en belirgin bulgu ayakta dururken ve yürürken ortaya çıkan belirgin, sabit bel ağrısıdır. Bacakta ağrı ve his kaybı ortaya çıkar. Genellikle yürümekle ağrı alevlenir. Bu ağrı tipik olarak parçalanır tarzda bir ağrıdır ve birkaç adım yürüdükten sonra durmayı zorunlu kılacak kadar şiddetlidir. Buna 'pseudo klodikasyon' yani 'yalancı topallama' denir. Gerçek klodikasyon bacaktaki dolaşım yetmezliğinden kaynaklanan, aktiviteyle artan ve aktivitenin kesilmesinden dakikalar sonra azalan bacak ağrısıdır. 'Spinal stenoz'da ise ağrı, aktivitenin kesilmesinden kısa süre sonra, sıkışan sinirlerin üzerindeki baskı ortadan kalktığı için yatışır. 'Spinal stenoz'lu hastalarda zaman içinde, belin normal açısı kaybolabilir ve böylece bel düzleşebilir. Öne eğilmek ve oturmak belirtileri hafifletir. Dizleri göğse doğru çekmek de bu hastaların ağrısını geçici olarak hafifletir.
Spinal stenoz'da tedavi nasıl?
Tedavi, genel olarak ağrıyı dindirmeye yöneliktir. Epidural aralığa uygulanan çeşitli ilaçlar ağrının ortadan kaldırılması içindir. Yerleştirilen bir epidural kateterden verilen çeşitli ilaçlar (epidural lizis) omurga kanalındaki daralmanın azalmasını da sağlayabilir. Şikâyetleri çok ağır olmayan hastalar egzersiz ve fizik tedavi yöntemlerinden yarar görebilir. Germe egzersizleri, bel ve karın kaslarını güçlendirici egzersizler hasta için yararlıdır.
İlaçla tedavi etkili değilse başka yöntemler de var mı?
Çeşitli cerrahi operasyonlar düşünülebilir. Ancak 'spinal stenoz' için yapılan cerrahi müdahaleler oldukça büyük operasyonlardır ve risk taşır. Özellikle hastalık yaşlılarda ortaya çıkar, bu da onlar için risklidir. Cerrahi müdahalelere girişmeden önce diğer tüm yöntemler değerlendirilmelidir.
O zaman doğru teşhis için hastalar ne yapmalı?
Hastalardan çok disiplinlerin ortaklaşa çalışması gerekiyor. Örneğin ameliyat gerekmeyen bir hasta ameliyatsız seçeneklere yönlendirilmeli. Gerekmediği halde, yanlış tanı ve sonrası yanlış tedavide karşılaşılan rahatsızlıklar var. Bunları tedavi etmek daha zor.
Faset sendromu nedir?
Bel ağrısının en sık nedenleri arasında yer alır faset sendromu. Faset eklemleri, omurgamızı oluşturan omurların birbirine tutunmasını sağlayan, her omur kemiğinde sağda ve solda ikişer tane bulunan küçük eklemlerdir. Omurganın hareketliliğini sağlayan bu eklemler, yaş veya geçirilen bir travma nedeniyle bozulabilir. Bu durumda ciddi bel ve boyun ağrılarına yol açar. Faset sendromuna bağlı bel ağrıları özellikle arkaya yaslanmak ve yana dönmekle şiddetlenir.
Faset Sendromuna 15 Dakikada Şifa
Faset sendromunda 'faset eklem enjeksiyonu', yeni tedavi yöntemlerinden biri. Eklem içine lokal anestetik ve steroid enjekte edilmesi anlamına geliyor. Uygun koşullarda yapıldığında yöntemin ciddi bir riski yok. Ağrının tekrarlaması durumunda, hekimin önerileri doğrultusunda girişim tekrarlanabilir. Girişim ameliyathane ortamında, lokal anestezi altında uygulanıyor. Radyolojik görüntüleme kılavuzluğunda, ince, özel bir iğne ile direkt eklemin içine giriliyor ve enjeksiyon yapılıyor. 10-15 dakika süren bu işlem sırasında hasta hiçbir ağrı duymuyor. Girişimin ardından ağrı azalıyor veya kayboluyor. Ancak birkaç saat içinde ağrı tekrarlar. Bu, hastayı endişelendirmemeli. Çünkü girişim günü ve ertesinde girişim bölgesinde hafif bir rahatsızlık hissinin olması normal. Bunu en aza indirmek için hekim hastaya gerekli tedaviyi uygular. Tedavinin gerçek etkisinin ortaya çıkması bazen üç, bazen de beş günü bulabilir. Girişimden sonra hasta birkaç saat gözlem altında kalır, ardından evine gönderilir. İlk günü dinlenerek geçirdikten sonra ertesi gün hekimin önerileri doğrultusunda hasta işine dönebilir. Faset eklem enjeksiyonu uygun şartlarda uygulandığında güvenli bir girişim. En sık görülen yan etki girişim bölgesinde geçici bir rahatsızlık hissinin olması. Bunun dışında enfeksiyon ve kanama, nadir de olsa karşılaşılabilecek diğer komplikasyonlardan.
|