- Ağır fiziksel aktivite ve ağır kaldırma gerektiren meslekler
- Devamlı öne eğilme, eğilerek dönme veya dönerek öne eğilme gerektiren meslekler
- Araba, otobüs, kamyon kullanma gibi vücudu devamlı titreşime maruz bırakan meslekler
- Statik çalışma pozisyonu gerektiren meslekler
Sportif aktivitelerle ilgili risk faktörleri:
Amatörce yapılan sporların bel ağrısında risk faktörü oluşturmadığı tespit edilmiştir. Buna karşın futbol, halter, kürek ve güreş sporlarının profesyonellerinde bel ağrısı sıklığı artmaktadır.
Kişisel risk faktörleri:
- Yaş
- Cinsiyet – Duruş
- Kas gücü
- Fiziksel uyum
- Çok doğum yapmak
- Şişmanlık
- Sigara içme alışkanlığı
Bu faktörlerden boy uzunluğu, kilo ve vücut yapısı ile bel ağrısı arasında güçlü bir ilişki vardır. Yaşla bel ağrısı arasındaki en güçlü ilişki 40-60 yaş grubundadır ve kadınlarda yaşlanma ile bel ağrısı sıklığı artmaktadır.
Sigaranın etkileri sık öksürme ve disk içi basıncın artışı, sağlıksız yaşam tarzı ve osteoporoza bağlanmıştır. Sigara; diskte beslenmeyi bozarak onu dış etkenlere daha duyarlı hale getirir. Diskte beslenmenin bozulması ise, karbondioksitin kanda daha fazla birikmesine, nikotine bağlı olarak damarların büzüşmesine, kan damarlarında kireçlenmeye ve kan akışkanlığının değişmesine bağlanmaktadır.
Psikolojik risk faktörleri:
İşinden memnun olmama, işini sevmeme veya takdir edilmeme gibi durumlar bel ağrısında risk faktörleri arasında sayılmakta ve araştırmalar bel ağrısı nedeni ile hekime başvurma oranının bu kişilerde işini sevenlere göre iki kat daha fazla olduğunu göstermektedir. Psikolojik stres nedeni ile dikkati toplayamama özellikle sanayide iş kazalarından oluşan bel ağrılarına yol açmaktadır. Hipokondri, depresyon ve anksiyete gibi psikolojik bozuklukların bel ağrısının nedeni değil, sonuçları olduğu kanısına varılmıştır.
Genetik risk faktörleri:
Son yıllarda omurganın dejeneratif hastalıklarında genetik faktörlerin rolüne dikkat çekilmektedir. Genetik çalışmalarda nükleus, anulus ve vertebral endplatelerde bulunan Kollagen IX gen polimorfizmi ve bir enflamatuar sitokin olan IL-1 gen polimorfizmi ile disk dejenerasyonu arasında ilişki saptanmıştır.