Bel fıtığı bel ağrısının en sık nedenlerinden biridir. Belirtiler bacağa yayılan künt ya da keskin ağrı, kas spazmı ya da kramplar, bacakta his kaybı ve kas güçsüzlüğü şeklinde oluşabilir.
Aksırma, öksürme, eğilme genellikle ağrıyı artırır. Sinir baskısının seviyesine göre ağrı, yanma, karıncalanma, uyuşma gibi belirtiler kalçadan ayak tabanına kadar çeşitli bölgelerde hissedilebilir. Genellikle sadece bir taraf etkilenir.
Anatomi-Normal Disk
Toplam beş adet olan bel omurlarının arasında diskler yer alır. Diskler dayanıklı liflerden yapılmış darbe emici yastıklardır. Her disk anulus denilen lifli bir bant ve anulusun çevrelediği jöle kıvamında bir madde olan nükleustan oluşur.
Sinir kökleri omurilikten çıktıktan sonra omurga ve disklerin arasındaki kendilerine ait dar geçitlerden dışarı çıkarlar. İşte ağrı ve diğer belirtiler, hasar gören (fıtıklaşan) diskin omurilik ya da söz edilen bu sinir köklerine baskı yapmasıyla gelişir.
Anulusun yırtılması ya da çatlaması sonucu nükleus dediğimiz jel kıvamındaki maddenin dışarı çıkışıyla bel fıtığı oluşur.
Bel Fıtığının Oluşum Aşamaları
Bir çok faktör bel fıtığına yakalanma riskini artırır. Bunlar belli başlı:
Sigara içme, düzenli egzersiz yapmama, uygunsuz beslenme (şişmanlık) gibi diskleri zayıflatan yanlış yaşam tarzlarına sahip olma
Yaşlanma sonucu oluşan doğal biyokimyasal değişikliklerle diskin giderek sıvı içeriğini kaybetmesi ve dolayısıyla kuvvetinin ve esnekliğinin azalması
Yanlış postür (duruş), yanlış ve aşırı yük taşıma gibi belin mekaniğini bozan davranışlar, olarak sayılabilir.
Bu faktörlerin bir ya da birkaçının bir arada bulunmasıyla oluşan yıpranma ve aşınma sonucu bel fıtığı gelişir. Fıtıklaşma ani bir şekilde oluşabileceği gibi haftalar ya da aylar içerisinde kademeli olarak da meydana gelebilir. Disk fıtıklaşmasının 4 kademesi şöyle sıralanabilir:
Bulging (Balonlaşma): Disk zayıflamıştır. Ancak fıtıklaşma yoktur.
Protrüzyon (Çıkıntı): Diskin şekli ve pozisyonu bir miktar değişmiş ve omurga kanalına doğru çıkıntı oluşmuştur.
Herni (Fıtık): Jöle kıvamındaki nükleus, yırtılan anulustan çıkarak fıtıklaşmıştır.
Sekestre Herni (Akmış fıtık): Anulustan dışarı çıkan nükleus omurga kanalı içine akmıştır.
Tedavi
Bel fıtığında çoğu zaman ameliyata gerek kalmadan tedavi mümkündür. İlaç tedavisi ve yatak istirahatı yapılacak ilk şeydir. Yatak istirahatıyla sinirlerin üzerindeki baskının ortadan kalkması sağlanabilir. Şikayetlerin oluştuğu ilk 24-48 saat içerisinde bölgeye soğuk uygulamak; ödem, kas spazmı ve ağrıyı azaltmak suretiyle yararlı olabilir. Ancak buz hiçbir zaman deriyle direkt olarak temas ettirilmemeli, örneğin bir havluya sarılarak en fazla 15 dakika süreyle uygulanmalıdır.
İlaç tedavisi için çeşitli ağrı kesiciler ve kas gevşeticiler kullanılabilir. Ancak hiçbir zaman hekime danışılmadan alınmamalıdırlar. Unutulmamalıdır ki akut ağrının tanı konmadan kontrolsüz olarak kesilmesi, hastanın kendisini korumasına engel olarak istenmeyen sonuçlar doğurabilir.
Uygulanacak bir başka tedavi ise fizik tedavi yöntemleridir. Fizik tedavi ile ağrının azaltılması, kas spazmının ortadan kaldırılması, esnekliğin artırılması amaçlanır. Soğuk ve sıcak uygulama tedavileri, masaj teknikleri, germe egzersizleri fizik tedavi yöntemlerine örneklerdir.
Yukarıda sayılan tedavi yöntemleriyle sonuç alınamayan hastalara
epidural enjeksiyon önemli yarar sağlayabilir. Bu işlem baskı altında kalan sinirlerin olduğu bölgeye iğne ile girilerek, ağrı, ödem ve yangı giderici çeşitli ilaçların enjekte edilmesidir. Bu şekilde hem şikayetler rahatlatılır, hem de fıtığın bulunduğu bölgedeki sinir baskısı ortadan kaldırılır.
Henüz fıtıklaşmanın tam olarak oluşmadığı bulging ya da protrüzyon olgularına
Disk İçi Elektrotermal Tedavi olarak isimlendirilen bir tedavi yöntemi uygulanabilir. Bu şekilde disk içeriğine radyofrekans akımı yardımıyla yüksek ısı uygulanıp diskteki hasarlı alanların onarılması ve ağrı ileten sinirlerin bloke edilmesi amaçlanır.
Cerrahi tedavi yani ameliyat, ancak cerrahi dışı yöntemlerin şikayetleri geriletmede yetersiz kalması durumunda uygulanmalıdır. Çünkü ameliyat sonrasında gelişebilecek ciddi komplikasyonlar, hastayı içinden çıkılması daha da güç olan durumlara sokabilir (Başarısız bel). Operasyon sadece çok ciddi sinir basısı belirtileri (sürekli uyuşukluk, ciddi kas gücü ve refleks kaybı gibi) olan hastalarda ilk seçenek olarak düşünülebilir. Yapılan geniş çaplı araştırmalarda bel fıtığı hastalarının sadece %5’inde cerrahi müdahale gerektiği saptanmıştır.
Sonuçta birçok tedavi yönteminin uygulandığı bel fıtığı hastalarında önemli nokta tıbbın temel kurallarından biri olan “hastalık yoktur, hasta vardır” kuralını göz önüne alarak, hastaya uygun tedavi yöntemini belirlemektir. Örneğin acil olarak ameliyat edilmesi gereken bir hastaya ameliyat dışı tedavi yöntemleriyle zaman kaybettirmek ne kadar yanlışsa, ameliyatsız tedavi edilebilecek bir hastanın diğer yöntemler denenmeden ameliyat edilmesi de o denli hatalıdır.
İstatistiklerden de anlaşıldığı gibi “girişimler yöntemler” dediğimiz çeşitli yöntemlerin ve fizik tedavinin birlikte uygulanması ile bir çok bel fıtığı hastası ameliyat olmaktan kurtulmaktadır.
Korunma
Şüphesiz ki yaşlanma kaçınılmazdır. Fakat çeşitli hayat tarzı değişiklikleriyle bel fıtığından korunmaya çalışılabilir. Bunun için de hastaya hangi tedavi uygulanırsa uygulansın sonraki hayatı boyunca nelere dikkat etmesi gerektiği öğretilmelidir. Bu da ancak bir
"bel okulu ” eğitimiyle mümkündür.
|